|
Çok eskidendi belki el öpmeler, kenarı dantelli mendiller içinde şekerler, avuca zor sığan kocaman 2,5 liralık bayram harçlıkları... Postacının getirdiği, uzaktaki dostların bayramı kutlayan bayram kartlari... Aniden yok oldular, yittiler eskilerde bir yerlerde. Yıllarca sadece seyahate gidenler tesadüfen karşılaştılarsa kutladılar birbirlerinin bayramlarını. Artık bayramlar sadece birer "fırsat" oldu, yorgun bedenlerin dinlenmesi için... Ve birgün sanal alemle tanıştık ve yeniden hatırladık bayramlaşmanın keyfini... Kenarı dantelli mendiller, parlak kağıda sarılı şekerler, madeni 2,5 liralık bayram harçlıkları yoktu belki ama bir küçük haber vardı dostlardan; uzun süredir karşılaşmadığın, hala aynı adreste olup olmadığını bilmediğin... Sanal da olsa hatırlandığını, unutulmadığını öğrendiğin.. ...Ve eski, tek yaprak bayram kartlarında yazıldığı gibi Bayramınız Kutlu Olsun ..
2 days ago
|
|
|
:)) Bir dönem bir genel müdür yardımcılığı yapmış birisi anlatıyor: "Sene 1965. Bir genel müdürlükte özel Kalem müdürü yardımcısıyım.. Bayrama 10 Gün var.. Benim müdür hastalandı.. Ben ise işe gireli 2 hafta olmus, olmamış. Genel Müdür bey beni çağırttı: - Tebrik kartları hazır mı?.. Şaşırdım: - Anlamadım! Hangi kartlar efendim? - Aman evladim, Şükrü Bey sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartları şimdiye kadar hazır olmalıydı.. Tüh tüh.. Eyvah... - Çabuk hemen hazırlayı verin. - Emredersiniz efendim! dedim. Ancak sabaha kadar 3 bin kartı nasıl yazacağım? Genel müdür bey, bütün kartları çini mürekkebiyle ve en güzel yazımla yazmamı istedi. 3 bin karttan 2 bin tanesini kendisinden makamca alt'takilere şu sekilde yazacaktım: "Bayramını kutlar, gözlerinden öperim" 1.000 tanesi de üst makamdakilere olacaktı ve onlarda da şu ifade yer alacaktı: "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı Günler niyaz ederim." Sabaha kadar 3 bin kart, düşünebiliyor musunuz?!?.. Ne yapalım? Çaresiz mecburen kolları sıvadım ve başladım öncelikli 2000 karta: "Bayramını kutlar, gözlerinden öperim", "Bayramını kutlar, gözlerinden öperim", "Bayramını kutlar, gözlerinden öperim" ... 1, 5, 10, 18, 28, 58, 108, 188, 558.. Yazıyorum, yazıyorum bitmiyor!.. Nasıl sıkıntı bastı bir bilseniz!... 738, 918.. 2,5 paket Samsun'u bu arada bitirmişim. Öyle işkence çekiyorum ki, Ekmek parası olmasa bırakıp kaçacağım. Sıra 2000. karta geldiğinde şafak söküyordu. Ben de bitmişim ama önümde hala yığınla kart duruyor! Şimdi de 1.000 tane de üst makamlara yazılması gerekenler var. 4. Paket sigarayla birlikte "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim"e başladım.. Boyuna yazıyorum, göz kapaklarim iyice ağırlaştı, takoz koysam gene de kapanacak. 209, 529, 689.. Yaz babam yaz.. Ama artık Kalemi parmaklarımın arasında tutamaz oldum. Ben Kaleme değil, kalem bana hakim: "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim." "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim." "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim." ... Ve bir müddet sonra gerisini nasıl yazmışım hiç hatırlamıyorum: "Niyaz ederim başarılı günler sizinle eşinizin bayramını kutlarken.." "Kutlarken eşinizin bayramını saygıyla sıhhatli günler diler Niyazi ile beraber ederim.." “Sizin, niyazi ile eşiniz birlikte bayramınızı sıhhat dilerim, tebrikle beraber.” "Niyazi ile birlikte sizin ve eşinizin bayramını kutlarken ayrıca sıhhatle ederim.." "Önce bayramınızı başarılı eder, sonra eşinizle Niyazi'ye tebrikli günler dilerim.." "Sizin de eşinizin de Niyazi'nin de bayramını saygıyla eder, sıhhatli tebrik dilerim.." “Bayramınız niyazi ile sıhhat bulsun, eşiniz ile birlikte tebrik olsun” "Sıhhatli eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, Niyazi'ye başarılar diler aynı zamanda ederim.." "Bayramınıza etmeden önce eşinizi saygıyla kutlar Niyazi'nin gözlerinden öperim.." "Sizin de, eşinizin de, Niyazi'nin de, bayramini da, tatilini de, gemlisini de, geçmisini de bayramını beklerim.. Saygiyla tebrik ederken.." "Önce niyazi bayramı tebrik etsin, yok öyle yağma, ben size ve eşinize sıhhat dilerim sonra" “Bayram Günü eşiniz ve niyaziye dikkat edin, size de daha bayram gelebilir.” “Niyazi bey bayram günü eşiniz ile birlikte sizi sıhhat ile tebrik etsin” “Tebrik ederim niyaziyi, eşiniz ile birlikte sizin bayram sabahı sıhhatinizi dilemiş” Sabah tam mesai saatinde, gözlerim kan çanağı bir halde kartları yetiştirdim.. Genel müdür bir-ikisine şöyle bir baktı: "Aferin" dedi. "Güzel yazmışsın. Hemen postalayın!" Bizde HEMEN POSTALADIK!.. 3 gün sonra da önce bizim genel müdürü, sonra da tahmin ettiğiniz gibi bendenizi postaladılar!..
2 days ago
|
|
|
halisane 1977wrote:
GÖZBEBEKLERİ VARDI SILAMIN
Bir bakın hele,şu dağların arsında kıvrım kıvrım olmuş,yılan gibi uzanmış yine rüyalara dalmış sılamın yolları.Başını taa uzaklardaki,kardelen mavisi bir nehire yaslamış da gurbetten nağmeler,üfürür,şırıltılı sular,çağlarda durur.Bilmem hangi yolcularını bekler,sılamın yolları,hangi yalın ayakları alnından öper şimdi.Yolları vardı sılamın ,çakıl taşlarını alın yazım deyip,bağrına bastığı. Bacaları vardı sılamın,siyah dumunına sinmiş ekmek kokuları.Tombul bilekli hangi tonton nineler ter döker şimdi,bir ocak başında.Kapıları vardı sılamın,kilit icad olmamıştı henüz,ansızızn gelenlere bile,sürgüleri vardı tebessümün en hasından.Tebessümle açılır sürgüler yine tebessümle kapanırdı. Geceleri vardı sılamın,gündüzden de beyaz,tavernaları vardı,çekirge seslerinden.Hele bir temmuz akşamında,eylül ortasında dinle gör.Saz utanır tellerin sesi kısılır,besteler manasını yitirir,ne hicaz,ne saba,ne uşşak,ne segah,cesaret edemezdi,çekirgelerin namelerine.Kerpiç duvarlarda dolaşır,yorgun bedenlere ney olurdu bin yıllık şarkılar,Kar bayaz sakallı,bin şükür yüklenmiş,çökük omuzlar,hep bu şarkılarla öldüler.Şimdi,koca kavuklu,mezar taşlarında bile,sonsuzluktan,bestelerini okuyor çekirgeler. Yaşlı nineleri vardı sılamın,hayatın en karmaşık sahnelleri oynuyordu,şakaklarındaki ince bir çizgide.Al yazmalrıyla örtmek istiyorlardı sanki,yaşanmışlığı ve yaşanmamışlığı.Dağların arasında kaybolmaya yüz tutmuş ,belirli belirsiz,mum gibi ,yanan gözlerindeyse,umuda dair hala güneşler parlıyordu.Göz bebekleri vardı sılamın,siyah,mavi yeşil,ela,ne farkeder,hepside picassonun,tablolarını süslemiyorlarmıydı?Okuyamış,okutmamışlardı,ama şimdi ben okuyorum,göz bebeklerinizi ve,arkasındaki,hazin sessizliği.Okunan sadece kitaplarmıdır? Okuyun ve görün,göz bebeklerini,retina tabakasına dikkatli bakın,en küçük noktaya.Yüreklerinin müellifi,siyah beyaz,pencerelere iyi bakın.Biraz da oralardan seyredin hayatı.Sabrın ve şükrün en güzel en yüce,aynalarına bakın. Sevdaları vardı sılamın,bir dilek taşında ecelle randevulaşılır da yine ne ayan beyan edilemezdi sevdalar.Sevgi aşikar olunca ne anlamı kalırdıki?Söyleyince,utanırdı sevda,elinden tutsa,masumiyetin,narından burbu burcu,ter boşanırdı ak alınlardan.Sevilen zaten anlıyaktı.Cansız atını omuzlarken,elleri,ruhsuz bedeni taşırken anlıyaktı.Sevgisine ve sevgilisine örttüğü bir karış topraktan anlayacaktı.Yumruk olmuş,kınalı avuçlar içindeki,bir tel saçından tanıyacaktı yarini.Şimdi sevginin de gurbetçisi oldu sevgisiz sevgililer.Ah bir duyabilse şimdi,sevda uğruna,toprağa sığınan,açmadan solan kardelenler,ne yaptınız ,sevgiyi aşikar edip neden incittiniz ,diye ,toprağı kaldırırlardı belkide. Turnaları vardı sılamın,göç zamanı gelirlerdi en çok.Siyah beyaz bulutlar arasında bir gözükür bir kaybolurlardı.Baharın muştusu,menekşeler çizerlerdi güneşin bir kaç satır altına.Gurbetten ,göz yaşıyla yazılmış,sadakat pullu,mektuplar vardı,kanatlarında.İşte tam o an,bir kaç arşın yükseğe çekilirdi,sılamın gözbebekleri,bir dilek tutulur,fatihalar okşardı,çakmak çakmak gözleri,umutları sel olur,hayal bahçelerine akar,bir yasemen daha yarıverirdi toprağı. Uçurtmaları vardı sılamın,bulutlara el sallar,güneşi kucağında savururdu.Gazate kağıtları kuyruklarında,sıladan haberler okurlardı yıldızlara.Parfüm kokuku lamialrın boy boy resimleri,yağmur damlalarında,çirkinleşirdi.Rüzgar yüzünü çevirir,ansızın bırakıverirdi yere,sahte tebesüm suretinde,yalancı gözleri. Ah be gurbetim,hayalimdeki tesellim,sizi nasıl anlatsam?Fırça yapsam siyah kuzuların,yünlerinden,bilmem kaç tablo çizerim?ömrüm yetermi?satır satır yazsam,hangi kütüphaneye sığdırsam? Sıcaklığını İçtenliğini yagmurunu bereketini üşümüşlüğünü yokluğunu, umudunu hangi suyla yıkasam?hangi,kütüphaneye sığdırsam?...
Oct. 22
|
|
|
kul madwrote:
Ya Rabbi.!! Senden gelen her ne varsa Amenna.!
Şimdi ben adına herşeyimi tüketmiş kapında duruyorum Bir aralasan rahmet perdeni diye dua dua bekliyorum Ne hakkım var istemeye ne yüzüm biliyorum Lakin senin keremine sınır konmaz. Senin rahmetin öyle bir deryadır ki Benim günahlarım ona bent olmaz. Affet Ya Rabbi Affınla yeniden yeşert kalbimi Affet Ya Rabbi İSRAF ETMEME İZİN VERME KENDİMİ. CUMA GÜNÜNÜZ HAYIRLARA VESİLE OLSUN .RABBİMİN RAHMETİ BEREKETİ SİZ LERİN ÜZERİNE OLSUN
Oct. 15
|
|
|
BY ÜSKÜDARLIwrote:
Kalbim acıyor ..
Mutsuzluk, umutsuzluk ve adını koyamadığım duygular bedenime, yüreğime ve de ruhuma yapışmış durumda. Kurtulmak istiyorum hem de bir an önce. Ama bırakmıyor beni bu duygular .. Hani bazı anlar vardır, Bağırıp, çağırıp, bir şeyler anlatmak istersin, ağlamak istersin deliler gibi, hıçkıra hıçkıra gözyaşlarının özgürce akmasına aldırmadan, ya da bir omuza yaslayıp da başını ağlamak istersin ama yapamazsın ya. Ya da alıp başını gitmek başka diyarlara, ya da ne bileyim, alıp başını saatlerce yürümek istersin, ayaklarının seni sürüklediği yere İşte ben o durumdayım şu an .. Ve bu durumda tek başına olmak … Kanadım, kolum kırık şu an. Bir şeyler eksik … Yanımda olsan… Ne kadar iyi gelirdi şu an ruhuma, kalbime. Ama yoksun. Ne içler acısı bir durum aslında benim için. Anlıyorsun ki, hayatta hep tek başınasın, bunu kabullenmek gerekiyor. Kabullenmek istemesen de … Gerçek … Acı gerçek … Hayatın ta kendisi … Ruhum bedenime sığmıyor, isyanlarda. Taşmak, önüme çıkan ne varsa çarpmak istiyorum. Çarpa çarpa ufalıp, yokolup, bitmek için … Feryatlarda yüreğim, avaz avaz bağırıyor, ama kimse duymuyor. Nafile … Ağlamak istiyorum, gözyaşım bitene kadar … Gözyaşım; ruhumu, kalbimi bulunduğu durumdan kurtarıp, temizleyene kadar … Yepyeni, huzurlu, mutlu bir ben ve yanımda sen olana kadar… Varsın ağlayışım aşktan olsun, Ne kadar sürer bilmem ama yıllarca sürse bile; Ağlayacağım … Ağlayacağım .. Yanımda sen olana kadar ..
Sept. 16
|
|
|
BY ÜSKÜDARLIwrote:
Şâirin dediği gibi:
«Çok genç var ki, emniyetle sabahlar ve akşamlar; halbuki kefeni kadir gecesinde kesildi, fakat haberi yoktur. Çok ihtiyarları uzun ümitler kapladı, halbuki vücutları kabir karanlığına gömülmeğe karar verilmiştir, haberleri yoktur. Çok nişanlılar eşleri için hazırlıkta bulunurlar, halbuki kadir gecesinde ruhları kabzedilmiş haberleri yoktur.» MUBAREK KADİR GECENİZ KUTLU OLSUN
Sept. 15
|
|
|
BY ÜSKÜDARLIwrote:
Mutlu ol yaşadığın için,
Mutlu ol yaşadıkların için, Yaşayacakların, yaşatacakların için, Aldığın nefes, içtiğin su için, İçin için ağlayabildiğin, Yeri geldiğinde hıçkırabildiğin için, Mutlu ol, insan olduğun için ... Görebildiğin için alabildiğince uzakları, Ayna gibi, net görebildiğin için, Yüksek ses kalitesinde duyabildiğin için hayatı, Hissedebildiğin için mutluluğu, acıyı, Sevgiyi, aşkı yaşayabildiğin için... Allah bu hakları sana verdiği için, Mutlu ol, dünyada olduğun için ... Üzülebildiğin için bile mutlu ol, Ağladığın, gözyaşı döktüğün zamanda bile, Hayattan nefretini dile getirdiğin anda bile, İntihara kalkıştığında bile, neler düşünüyorum de, Gül kendine ve mutlu ol ... Sevebiliyorsan gerçekten eğer, mutlu ol ... Aşkın gerçeğini yaşıyorsan, tükenmiyorsa sevgin, Yıllar geçiyorsa ve seni seviyorum demek geliyorsa içinden hala, Çekip gitse de bir gün o, belki gelir diye düşün, mutlu ol ! Hayır böyle bitemez, böyle çekip gidemez de ve bekle, Bu şehrin sokaklarında beklemedeyken, umutlu ol ... Her şeyi tadında yaşıyorsan, mutlu ol ... Kışların kısa, yazların uzunsa yaşamında, Az yağmurlu, bol güneşliyse kaderin, Sür keyfini hayatın ve mutlu ol ... Hiçbir şey yoksa bile seni memnun eden, Hayatta olduğunu düşün ve mutlu ol, Kaderin sana gülmesini bekleme, sen güldür onu, Gıdıkla kaderini ve mutlu ol ... Bekle güzel günleri, sana yakındır, Mutlu edebildiğin için insanları, mutlu ol ... Düşünebildiğin için bile mutlu ol, Doğruyu yanlışı bildiğin, ayırt edebildiğin için mutlu ol, İnsanlar için önemliysen ve önem veriyorsan insanlara, İyi günde bir ordu, kötü günde dostun varsa yanında, Dünyanın kaderidir bu, sen aldırma, mutlu ol ... Haklıysan eğer davanda mutlu ol ... Hep arkadan vurulsan bile, Kimseyi kırmasan ve kırılsan bile, Hak etmediğin şeyler yaşasan bile, Kendin gibi yaşa ve mutlu ol ... Mutlu olabildiğin için mutlu ol, Ağlamak istediğinde gözyaşın olduğu için, Haykırmak istediğinde sesin çıktığı için, Koşmak istediğinde koşabildiğin, Mutlu olup coşabildiğin için yeri geldiğinde ... Özleyebileceğin bir küçük kız olduğu için, Sen, sen olduğun için doğal ve gerçek, Her şeye karşın, yaşama inat, mutlu ol !!
Sept. 13
|
|
|
VuSLaT GüLü ...wrote:
Sevgili,Korkuyorum… Seni bulamamaktan, bulduğumu sanmaktan, bulup da kaçırmaktan, bulduktan sonra hakkıyla yaşamamaktan korkuyorum. Bulmayı arzulamak ne kadar karşı konulmaz, bulmak ne kadar uzak… “Bulma”yı umut etmekse; hayat kaynağım, dayanağım, varlığım… Sana kavuşmak ne kadar “var olmak”sa benim için, seni kaybetme korkusu o kadar “yok olmak”. Ne varlığımdan eminim ne de yok olduğumdan. Bu masalın sonu nerede, nasıl biter, murada erer-miyim bilmiyorum… Sevgili, içimde gamlı bir sonbahar ezgisi… Hasretim dağlarca omzumda… Hasretim, ağzından alevler saçan ejderha… Ah, bu ince sızı! Ah, “bu sebepsiz hüzün”! Ah, tüm ayrılıkların acısını yüreğime taşıyan, Adını bir türlü koyamadığım kara sevda… Ağlamak, kelimelerin ardına sığınmak, çözüm değil. Sevgili, Demişsin ki: “Ne yere ne de göğe sığmadım, mü’min kulumun kalbine sığdım”. Kalbime baktım minicik bir fincan, Senin aşkın sonu olmayan engin bir deniz, uçsuz bucaksız umman. Fincan denize müştak, ummana sevdalı… Aşkın, yaralı kalbime şifa… Aşkın çok ağır… Kalbim şu haliyle bu yükü kaldıracak kalp değil… Bana senin yükünü, hakkıyla taşıyacak kalp ihsan eyle… (Âmin)
Sept. 13
|
|
|
BY ÜSKÜDARLIwrote:
Seytanin kalbe giris yollari
1) Şerri - hayır gibi göstermek 2) Kötülüğü - iyilik gibi göstermek 3) Haramı - helâl gibi göstermek 4) Mekruh'u - mübah gibi göstermek 5) Şehvet ve Gazaplı anlarında insanları aldatmak 6) Hased ve hırs: Kul bir şeye haris oldumu artık hakkı görmekten kör ve hakikatı duymaktan sağır olur. 7) Helâl bile olsa - doyasıya fazla yemektir. Zira insan fazla yeyince şehveti artan. Şehvet ise şeytan'ın silahıdır. 8) Dünya süsüne tama' etmek arzu duymak. Öyle ki âdeta tama' ettiği şey onun ma'budu olur 9) Âdem oğluna işlerinde acelecilik ettiği zamanlarda ona vesvese vermek. Resûl-i Ekrem "Acele şeytandan teenni ise Allah'tandır." buyurdu. Sehl b. Sa'd (Tirmizi) 10) Cimrilik ve yoksulluk korkusu vermek 11) Mezhep taassubu ile hasımlara kin tutmak onları küçümsemek ve hakaretle bakmaktır. Bir imâmın mezhebinden olduğunu iddia edip onun ahlâkı ile ahlâklanmayanın kıyamet gününde hasmı o imamdır. 12) Allah (c.c.) ın zat ve sıfatları hakkında akıllarının almadığı meselelerde düşünceye sevk edip şüpheye düşürmek. Dinini zayıflatmak 13) Şeytanın kalbe giriş kapılarından biride sû'i zan (kötü zan) dır.
Sept. 12
|
|
|
BY ÜSKÜDARLIwrote:
Hak-Batıl
Mevlânâ Hazretleri, Hakk'a ulaşmak istediğini söyleyen birisine: -"Bâtılı bırak!" buyurdu. - "Bâtıldan nasıl kurtulmalı?" sorusuna da: -"Hakk'ı tutarak," cevabını verdi.
Sept. 4
|
|
|
BY ÜSKÜDARLIwrote:
Seni izliyorum
Büyük bir geminin görülebilir uzaklığında Ama mutlaka bir yerlere giden Ve üzerinde telâşlı martıların uçuştuğu Düşünüyorum! Bakışlarınla çizdiğin resimler var ya! O resimler ölümdür Özlemlilerin en çok korktuğu Unutma içindeki o mutsuz Ama yine de güneşe bakabilen çocuğu Öldürme! Konuğun olsun gülümseyişinde Ilık esintilerle gelen o dayanılmaz uzaklar Ne zaman solgun bir resim olursa anılar İşte o zaman ölebilir dostluklar Dostumsun Anlaşılmaz bir yalnızlık büyüyor içimde Ve şiirlerimin bütün sokakları Uçsuz bucaksız mezarlıklar barındırıyor artık Anlıyorum ki; Yaşanabilir bir yalnızlık varsa Ayaklarımın bütün yorgunluğuna rağmen Gidilebilecek bir yerler de vardır Ölümle tarif edilen bütün aşklar Şairlerin yalanıdır Bırakma içindeki o hüzünlü Ama yinede Gülüşünde eşsiz kokulu çiçekler gizleyen çocuğu Öldürme! Ne zaman unutulmayla başlarsa uzaklar İşte o zaman ölebilir dostluklar Unutmuyorum unutmuyorum Dostumsun.
Sept. 1
|
|
|
Hayat goncagülwrote:
Sual: Ehl-i sünnet itikadında olmanın şartları nelerdir? CEVAP Ehl-i sünnet itikadından, önemli olanlardan bazıları şunlardır: 1- Amentü’deki altı esasa inanmak. [Hayrın, şerrin ve her şeyin Allah’tan olduğuna inanmak. İnsanda irade-i cüziye vardır. İşlediği günahlardan mesuldür.] 2- Amel, imandan parça değildir. Yani ibadet etmeyen veya günah işleyen mümine kâfir denmez. [Vehhabiler, (amel imanın parçasıdır, namaz kılmayan ve haram işleyen kâfirdir) derler.] 3- İman ya vardır ya yoktur, artıp eksilmez. [Parlaklığı artıp eksilir.] 4- Kur’an-ı kerim mahluk [yaratık] değildir. 5- Allah mekândan münezzehtir. [Vehhabiler, (Allah gökte veya Arşta) derler. Bu küfürdür.] 6- Ehl-i kıble tekfir edilmez. [Vehhabiler, kendilerinden başka herkese kâfir derler.] 7- Kabir suali ve kabir azabı haktır. 8- Gaybı yalnız Allah bilir, dilerse enbiya ve evliyasına da bildirir. 9- Evliyanın kerameti haktır. 10- Eshab-ı kiramın hepsi cennetliktir. [Rafiziler, (Beşi hariç sahabenin tamamı kâfirdir) derler. Halbuki Kur’anda, tamamı cennetlik deniyor.] (Hadid 10) 11- Ebu Bekr-i Sıddık, eshab-ı kiramın en üstünüdür. 12- Mirac, ruh ve bedenle birlikte olmuştur. 13- Öldürülen, intihar eden eceli ile ölmüştür. 14- Peygamberler günah işlemez. 15- Bugün için dört hak mezhepten birinde olmak. 16- Peygamberlerin ilki Âdem aleyhisselam, sonuncusu Muhammed aleyhisselamdır. [Vehhabiler, Hazret-i Âdem’in, Hazret-i Şit’in, Hazret-i İdris’in peygamber olduğunu inkâr ederler. İlk peygamber Hazret-i Nuh derler. Liderlerine resul [Peygamber] diyen bazı gruplar da, (Nebi gelmez, ama resul gelir) derler. Bunun için de Resulüm diyen zındıklar türemiştir.] 17- Şefaate, sırata, hesaba ve mizana inanmak. 18- Ruh ölmez. Kâfir ve Müslüman ölülerin ruhları işitir. 19- Kabir ziyareti caizdir. İstigase, yani Enbiya ve evliyanın kabirlerine gidip, onların hürmetine dua etmek ve onlardan yardım istemek caizdir. [Vehhabiler ise buna şirk derler. Bu yüzden Sünnilere ve Şiilere müşrik, yani kâfir derler.] 20- Kıyamet alametlerinden olan Deccal, Dabbet-ül-arz, Hazret-i Mehdi’nin geleceğine, Hazret-i İsa’nın gökten ineceğine, güneşin batıdan doğacağına ve bildirilen diğer kıyamet alametlerine inanmak. İmam-ı a’zam hazretleri (Kıyamet alametlerine tevilsiz inanmalı) buyuruyor. (Fıkhı ekber) Bir hadis-i şerif meali: (Güneş batıdan doğmadıkça, Kıyamet kopmaz. O zaman herkes iman eder, ama iman artık fayda vermez.) [Buhari, Müslim] Güneşin batıdan doğmasını, (Avrupa Müslüman olacak) diye tevil etmek, imam-ı a’zamın sözüne aykırıdır. Hiçbir İslam âlimi tevil etmemiştir. Hâşâ Resulullah, bilmece gibi mi söz söylüyor? Böyle tevil etmek, (elma dersem çık, armut dersem çıkma) demeye benzer. Nitekim (Salat, duadır, namaz diye bir şey yok) diyenler çıkmıştır. O zaman ortada din diye bir şey kalmaz. Bir de Avrupa Müslüman olunca, iman niye fayda vermesin? Güneşin batıdan doğması, ilmen de mümkündür. Dinsizler itiraz eder diye zoraki tevile gitmek gerekmez. Allahü teâlâ, dünyayı şimdiki yörüngesinden çıkarır, başka yörüngeye koyar. Dönüşü değişince, güneş batıdan doğmuş olur. 21- Ahirette Allahü teâlâ görülecektir. 22- Kâfirler Cehennemde sonsuz kalır ve azapları hafiflemez, hatta gittikçe artar. 23- Mest üzerine mesh etmek caizdir. 24- Sultana isyan caiz değildir. (Bu bilgiler, Fıkh-ı ekber, Nuhbet-ül-leali, R. Nasihin, Mektubat-ı Rabbani, F. Fevaid’den alınmıştır.) Cehennemden kurtulan tek fırka Sual: Ben dini bilgilerden mahrum olarak yetiştim. Dinimi doğru olarak öğrenmek istiyorum. Birçok kitap aldım. Kitaplarda oldukça çok farklılık var. Kur'an mealleri de farklı. Kendi başıma doğruyu bulmam mümkün değildir. Aynı konuları hocalara sordum. Onlar da farklı şeyler söylediler. Dinimi doğru olarak öğrenmeden ölürsem, mazur sayılır mıyım? Yoksa yanlış bildiğimden sorumlu olur muyum? CEVAP Aynı ve benzer sualleri çok kimse soruyor. Her fırka, her grup, benim yolum doğru diyor. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Hadis-i şerifte, müslümanların 73 fırkaya ayrılacakları bildirildi. Bu 73 fırkadan herbiri, İslamiyet’e uyduğunu, Cehennemden kurtulacağı bildirilen bu fırkanın kendi fırkası olduğunu söylemektedir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Her fırka, doğru yolda olduğunu sanarak, sevinmektedir.) [Müminun 53 ve Rum 32] Bu çeşitli fırkalar arasında kurtuluş fırkasının alametini Peygamber efendimiz bildirmiştir: (Bu fırkada olanlar, benim ve Eshabımın gittiği yolda bulunanlardır.) [Tirmizi] Peygamber efendimiz, kendini söyledikten sonra, Eshab-ı kiramı da söylemesine lüzum olmadığı halde, bunları da söylemesi, (Benim yolum, Eshabımın gittiği yoldur. Kurtuluş yolu, yalnız Eshabımın gittiği yoldur) demektir. Eshab-ı kiramın yolunda giden, elbette Ehl-i sünnet vel cemaat fırkasıdır. Cehennemden kurtulan fırka, yalnız bunlardır. (C.1, m.80) Bugün çok kimse de kendilerinin Ehl-i sünnet olduğunu söylüyor. Bu bakımdan Ehl-i sünnet itikadının ne olduğunu bilmek şarttır. Bu bilindikten sonra doğruyu, hakkı bilmek zor olmaz. Şirki affetmez ne demek? Sual: Allah’ın her günahı affedebileceği söyleniyor. Halbuki en büyük günah olan şirki affetmeyeceği Kur'anda yazılı imiş. Bu hususu açıklar mısınız? CEVAP İtikadımızı düzeltmeliyiz. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: İtikad edilecek şeylerde, bir sarsıntı olursa, kıyamette Cehennemden hiç kurtulmak olmaz. İtikad doğru olup da işlerde [ibadetleri yapmakta, haramlardan kaçmakta] gevşeklik olursa, tevbe ile ve belki tevbesiz de af olabilir. Eğer af olunmazsa, Cehenneme girse bile, sonunda yine kurtulur. İşin aslı, temeli itikadı düzeltmektir. (1/193) Yine İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Her müslüman, Ehl-i sünnet itikadını öğrenmeli, imanını buna göre düzeltmelidir. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında yazılı olan itikada uymayan fena, bozuk itikadlar, imanlar, yani bunlara gönül bağlamak, gönlü öldüren bir zehirdir. İnsanı sonsuz azaba götürür. Amelde, ibadetlerde tembellik, gevşeklik olursa, affolunabilir. Amma itikadda gevşek davranmak affolunmaz. Allahü teâlâ buyuruyor ki: (Allah [ahirette] şirki [küfrü, bozuk imanı] asla affetmez. Diğer bütün günahları ise, istediği kimselerden affeder.) [Nisa-48] O halde ölmeden önce itikadı düzeltmelidir. (2/67) Görüldüğü gibi, şirk yani küfür üzere ölen kimse, ebedi olarak Cehennemde kalır. Dünyada iken, yani ölmeden önce şirke [küfre] düşen kimse, tevbe ederse affolur. Bir kâfir, kâfirliğine tevbe ederse, tertemiz, günahsız müslüman olur. Bir müslüman da şirke [küfre] düşerek kâfir olur, sonra pişman olup tevbe ederse, yine müslüman olur. Tevbe etmek için yalnız Kelime-i şehadet söylemek kafi değildir. Küfre sebep olan şeyden de tevbe etmek lazımdır. (Allah şirki affetmez) sözü yanlış anlaşılmaktadır. Şirk üzere ölmüş olan affolmaz; fakat hayattayken, defalarca şirke düşüp sonra tevbe eden affolur.
Aug. 30
|
|
|
BY ÜSKÜDARLIwrote:
_♥..___♥___.______________________.(▒)(▒))
_♥..♥.__.._______________________,(▒)(@)(▒))) _♥_..__♥..________________________(▒)(▒))) ___♥______.__._,_______(▒)(▒)))____________(▒)(▒))) ___♥__.__..__._____.__.(▒)(@)(▒)))_.___.__.(▒)(@)(▒))) ___♥________.__._____..(▒)(▒)))_.______.__..(▒)(▒))) _♥____♥.___.(▒)(▒)))__________(▒)(▒)))____________(▒)(▒))) _♥____...__(▒)(@)(▒))))_.___.(▒)(@)(▒))))_.___._.(▒)(@)(▒))) _♥___♥_.___(▒)(▒))))_.____.__..(▒)(▒))))_._____.__..(▒)(▒))) _♥____♥.__________.,_.(▒)(▒)))___________(▒)(▒)))........../..) _♥♥.__.._.__________(▒)(@)(▒)))_._____.(▒)(@)(▒)))--------\) _♥___♥_._________.__(▒)(▒)))._______.__..(▒)(▒))).........(@/ _♥____♥._.__ ___________\\_\\_\\_/__/__\\_\\_\\_/__/_ .___♥._..______________ ____\\_\\__/_/)\\_\\__/_/__ _♥___._.__________`____________\\_\\_/`_\\_/_/_ .____._..___ _______________(\\_\\__/_/()\\_\\__/_)_ .____._..__________________(\\_\\__/_/()\\_\\__/_/)__ .: Sana Seni YazıyOrum :. Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya,başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde kağıdı,kalemi elime alıp,seninle dertleşmek,yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geliyor içimden.Sana yazmak.''Sana seni Yazmak'' Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları...Sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak ve toprağı alnından öperken yağmur taneleri,tüm banliğimle sana yağmak istiyorum... Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen varsın yarım kalan sevdamın eksik taraflarında.Bomboş ve sessiz kaldırımlarda yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına! Bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücra köşelerine seni yazıyorum. Bu gece gene yağmur yağıyor.Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine.Yağsın,yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm gözyaşlarımı!Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı... İşte seni haykırıyorum sensizliğe alışamamış yüreğime,işte seni yazıyorum!!! Bu gece gene yağmur yağıyor.Senyoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde. Gözyaşlarımı efkarıma kattım bu gece. Sevdamı,umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım. Bu gece yağmurla beraber gözyaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara.Süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında. o,doya doya bakamadığım gözlerin,gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında,yetmez miydi? Bir bakışın bir ömüre değmez miydi? İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime...Yalnız ve bomboş odamda sen varsın hala.Hala sensizliğim duruyor yanı başımda... Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara.Seni arıyorum,erimekteyim...Karanlık geceye inat ay gökyüzünde... Ve gökyüzü yüreğimde....... ❀✿❀✿❀✿❀✿❀✿❀✿❀✿❀✿❀✿❀✿❀✿❀✿
Aug. 30
|
|
|
SUSKUNwrote:
"ALLAH'ım sen benim Rabbimsin, ben ise senin kulun!
Yaratan Sensin, yaradılan benim. Rızık veren Sensin, rızıklandırılan benim. Mülk sahibi Sensin, kul ve köle benim. Aziz Sensin, zelil benim... Zengin Sensin, fakir benim. Diri Sensin, ölü benim. Baki Sensin, fani olan benim... Kerim Sensin, hakir(zelil) benim... İyilik yapan Sensin, suçlu ve günahkar benim.. Affedip bağışlayan Sensin, günah işleyen benim... Büyük ve yüce Sensin, küçük ve değersiz benim... Güçlü ve kuvvetli Sensin, zayıf ve güçsüz benim. Veren Sensin, isteyen benim. Her şeyden emin Sensin, korkan benim... Cömert Sensin, muhtaç ve fakir benim. Dualara cevap veren Sensin, dua edip isteyen benim.. Şifa veren Sensin, hasta benim... Her türlü noksan sıfattan münezzeh ve bütün kemal sıfatlarla muttasıf Rabbim! Günahlarımı affet, hatalarımı bağışla, hastalıklarıma şifa ver, ebediyen beni rızana mazhar eyle. Bunu rahmetinle ihsan eyle, ey merhamet edenlerin en merhametlisi..." amin
Aug. 30
|
|
|
BY ÜSKÜDARLIwrote:
BENİM SEVGİM SANA ALLAHIM....
Gurbette bir akşam...odamda yalnızım..içimde bir burukluk.sevgililer günüymüş ya...herkesin bir sevgilisi varmış ya...ama ben yalnızım.."HAYIR" dedim bir an!..ben niye yalnız oluyum ki,benimde bir sevdiğim var.hemde çok yakınımda..kanımda,canımda,hatta şahdamarımda..birden ürperdim.doğruldum.oturumuma geldim.boynumu büktüm ve ağlıyorum. vee o sevgiliye seslenmek geliyor içimden..gerçek aşka ...gerçek sevgiliye...bir yalan sevgililer gününde gerçek SEVGİLİYE....VE DUDAKLARIMDAN ŞUNLAR DÖKÜLMEYE BAŞLIYOR.....""" Allahım...dilim ile söylüyor kalbim ile şahadet ediyorum ki; senden başka ilah yoktur,Muhammed (a.s) senin kulun ve resulündür. Mülkün sahibi sensin,bende senin mülkünde bir günahkar! Senin herseyi kuşatan rahmetinden cesaret alarak geldim huzuruna ve yine şefkatine sığınarak,günahkar ellerimi açtım sana. Her ne günaha batmış olursam olayım. her ne kadar çirkin olmuş olursa olsun arkamda bıraktığım yıllar içinde ben sana şirk koşmadım Allahim... Arkasında koştuğum yalancı sevgilerin bir hata oldugunuda bilmiyordum. nasip ettin öğrendim ve hata sayılan herseyden koptum yalnızca sana yöneldim Allahim!.. Senin sevmediğin hiç birseyi sevmiyorum senin sevdiğin ve istediğin gibi olmaya çalışıyorum... Senden başka kimseden istemem senden başka kimseye halimi arz edemem! İnsanlar ancak beni kendi dilleri ile anlar, ama Sen halimi hiç konuşmasamda anlarsın. “Bu yüzden sana anlattıklarım ve anlatacaklarım asla şikayet değil.” “Yaralıyım Allahım!,”kırdılar beni,üzdüler... her ne kadar üzülmem dünya için,üzülmem dünya için desemde üzüldüm Allahim... Çekmem dediğim için değil, şikayet icin değil gözyaslarim. korkumdan Allahim!... Bilmem belki, senin gerçek aşkını tanımadan önce, yaptığım hataların bedelini ödüyorum. Bilmem belki senin bana sunduğun bir sınavdan geçiyorum... Ben bilemem Allahim sen bilirsin o yüzden Ya Sübhan Allah!.. Sana geldim. Sana aşık olduğumdan beri kimseye dertlenmedim, kimseye şikayet etmedim. Sana layık olamamaktan korktum, şikayet olur diye korktum. sevgimiz lekelenir diye korktum. Gücüne gider diye korktum Allahim! Yüzünü görmeye layık değilim biliyorum! Seni görmek kolay değil biliyorum! Fakat yarattığın sebepleri görüyor ve teselli buluyorum Sana aczimi bildiriyorum Allahim!, aczimle geldim,günahımla geldim başkada neyim var? Bana verdiğin hiç birseyin kiymetini bilemedim! Gecikmiş ibadetlerim,yarim yamalak yakarışlarım bilirim benim hiç bir zerremi kurtaramaz, ancak sensin onları kıymetli kılacak olan, senin rahmetindir onları değerlendirecek.olan.. Benim senin sevginden başka hiç birseyim yok Allahim!şimdi durup dinlenmeden senin sevgine layık olmaya çalışıyorum. Anladım ki hiç bir insan veremez senin verdiğin kadar. İçimdeki sevgi öylesine büyük ki toprağa dokunsam çiçek açacak . Ben bu sevgiyi nerelerde sarfetmişim meğer. İnsanlar anlamıyorlar beni Allahim!.. koşturup duruyorum seni anlatmak için onlara.. Senden uzak kalan gönüller var acı içinde çırpınan.bir labirentte yollarını kaybetmişler, hepside ayni boşluktan yakınıyorlar. ---“.Huzursuzuz” diyorlar ,onlar seni tanımıyorlar Allahım!.. Banada sen bir boşluktasın o yüzden bunları yapıyorsun diyorlar. “ HAYIR!.”. Ben boşlukta değilim ALLAHIM!!,Senin yerini hiç birsey dolduramıyor o yüzden ben seninleyim ALLAHIM! İnsan aradıkça boşluğu artıyormuş meğer, o boşluk yalnızca senin sevginin boşluğu imiş. Sen gerekmişsin meğer, geç anladım Allahim!...
Aug. 29
|
|
|
BY ÜSKÜDARLIwrote:
Moralin niye bozuk?
Hz. Adem (a.s.) gibi 200 sene tevbe mi ettin ? Moralin niye bozuk? Hz.ibrahim (a.s.) gibi ateşe mi atıldın ? Moralin niye bozuk? Hz.zekeriyya (a.s) gibi testereyle mi kesildin ? Moralin niye bozuk? Hz.yusuf (as) gibi kuyuya mı atıldın ? Moralin niye bozuk? Hz.MUHAMMED (sav) gibi taif'te taşlandın mı, başına işkembe mi konuldu namaz kılarken, dişin mi kırıldı, yüzüne tükürük mü atıldı, hicrete mi zorlandın, sevdiklerinden mi ayrıldın? Moralin niye bozuk? Hz.hamza (r.a) gibi burnun kulağın mı kesildi? Moralin niye bozuk ? Musab bin umeyr (r.a) gibi kolların mı kesildi? Moralin niye bozuk ? Cafer bin ebi talip (r.a) gibi ok, mızrak ve kılıç darbeleriyle yaralandın mı? Moralin niye bozuk? Ammar,sümeyye, yasir (r.a) gibi işkence mi gördün? Moralin niye bozuk ? Bilal (r.a) gibi kızgın kumlara yatırılıp, üzerine taşlarmı kondu? Moralin niye bozuk ? Yunus peygamber (as) gibi denize mi atıldın? Moralin niye bozuk? Eyüp peygamber (as) gibi vücudunu yaralar mı kapladı? Moralin niye bozuk? Hz. İsa (as) gibi çarmıha mı gerilmek istendin? Moralin niye bozuk? Üstad Bediüzzaman gibi zindana mı atıldın, zehirlendin mi? Moralin niye bozuk? Ne düşünüyorsun, dünyalık işler mi? Üzüleceksen, namazını kazaya bıraktığın için, teheccüde kalkamadığın için, birinin kalbini kırdığın için üzül Üzüleceksen, bugün ALLAH için bir şey yapamadığın için, ALLAH ve Rasulü (sav)'i memnun edemediğin için üzül Filistinde, Çeçenistanda, Irakta ve dünyanın dört bir yanında zulüm gören, işkence edilen, öldürülen din kardeşlerin için üzül üzülürsen, bir fakire yardım edemediğin için, yetimin elinden tutamadığın için üzül Üzüleceksen, Afrika'da ve diğer ülkelerde bir lokma ekmek bulamayan, hastalıklarla mücadele eden insanlar için üzül Üzüleceksen, Kur'an'ı yeterince okuyup, hayatına tatbik edemediğin için üzül Üzüleceksen, Peygamber Efendimiz (sav)'i, canından, malından, aile bireylerinden, herşeyden çok sevemediğin için üzül Üzüleceksen, hakiki manada kul, Efendimiz (sav)'e ümmet olamadığın için üzül Üzüleceksen, Efendimiz (sav)'in şefaatine nail olamama korkusuyla üzül... Belki çok Dertlisin.. Belki Artık Yeter Diyorsun... Belki Kendinden Geçmişsin... Belki de Ağlıyorsun... Belki Bu Musibetlerin Sonunda Eline Bir şey Geçip Geçmeyeceğini Düşünmektesin... Duy!!! Rabbin Sana Söylüyor.. "Sabredenlere, Felaketlere Karşı Dişlerini Sıkıp Göğüs Gerenlere Mükafatları Hesapsız ödenecektir.." Belki De Onca Insanın Arasında Neden Senin Seçildiğini Soruyorsun... Oysa Rabbinin Seçtikleri Kıymetlilerdir... "içinizden Mücahidlerle Sabredenleri Ortaya çıkarıncaya Kadar Elbette Sizi Deneyeceğiz" (Muhammed, 47/31) Hayat Bir Imtihan Değil Mi ? Her Soru Ebedi Hayatında Yer Alan Bir Tuğla... Nefes Alıp Verdiğin Her An Yeni Bir Soruya Gebe... Onlar Olmasaydı Sonsuzluk Yurdunda Sana Ait Hiç birşey Olmayacaktı... Derdin Yoksa üzül asıl! Dertliysen Bil Ki... O Seni Seviyor.... Bak ! Sevdiğin Ne Diyor ? "Allah Hayrını Dilediği Kişiyi Sıkıntıya Sokar!" Belki Sen Ashab-uhdud Kadar Acı çekmedin... Hani Kralları Onları Iman Ettikleri Için Ateş Dolu Hendeklere Atmıştı Ya... Belki Sen Ebu Zer (r.a) Kadar Acı çekmedin... Amcası Inandığı Için Onu Hasıra Sarıp Yakmıştı Ya... Belki Sen Vahşi Kadar Acı çekmedin... Sevgilisi Ona "bana Görünme!" Demişti ya... Belki Sen Yakup (a.s) Kadar Acı çekmedin... Yusuf'u (a.s) Elinden Alınmıştı Ya... Belki Sen Hatice(r. Anha) Kadar Acı çekmedin... Muhammed (s.a.s) Yurdundan Kovulmuştu ya.... Unutma! Rabbin Kimseye Dayanabileceğinden Fazlasını Yüklemez... Belki Kalbindir Acıyan... Belki Bedenin... Bekki De Ruhundur Kıvranan.... Belki Yokluktur Seni Saran.... Belki de Bin Bir Türlü Muamma... Her Ne Durumda Olursan Ol Diline Yakışır Bu Dua... La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin. ... Ya Rabbi, razı olmadığın şeylerden ne yapmışsam hepsini affet… ALINTI YAZIDIR..üzerimize alınmamız gereken!
Aug. 29
|
|
|
kul madwrote:
--------------------------------------------------------------------------------
Ey Kapıları açan ALLAHım, Bize kapıların en hayırlısını aç, Ey halden hale çeviren Rabbim, Halimizi en güzel hale çevir. Ey kalbleri döndüren ALLAHım, Kalplerimizi dinin ve taatin üzere sabit kıl.. Ya Rabbi !.. Sen çokça affeden çokça bağışlayansın sen hep merhameti bol olansın.. Bizleri senden, dilimizi duadan, kalbimizi Kur'an dan, amellerimizi hayırdan ayırma.. Razı geleceğin şekilde yaşat ve haşr et.. Kalbimizidekileri hayreyle, hakkımızda hayreylediklerini kalbimize nail eyle rahmetinden cümlemize lutfeyle.. Amin. Hayırlı CUMALAR cumleten..
Aug. 27
|
|
|
BY ÜSKÜDARLIwrote:
Mutluluğun formülünü arıyorsanız herşeyde olduğu gibi Kur’an-ı Kerime bakmanız yeterli. İşte 40 ayette saklı mutluluk…
İsra 37 Kibirli olma, alçakgönüllü davran. Müddesir 1-5 Kendini fazla abartma. Tekvir 25-27 Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma. Bakara 156 Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma. Beled 5-6 Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme. Hucurat 10 Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma. Muhammed 7 İyiliği karşılık beklemeden yap. Rum 21 Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster. Vakıa 83-87 Ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle yüzleş. Bakara 263 Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme. Furkan 63 Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine. Öfkenin dinmesini bekle. İnşirah 1-3 Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle. Maun 4-5 Eleştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart. Mücadele 7 Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma. Rahman 7-9 Çıkarcı olma. Adil davran. Tekasür 1-2 Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme. Tevbe 40 En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma. Fatır 19-22 Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp rahatla. Fecr 27-28 En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var. Hakka 33-35 Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar için asla feda etme. Haşr 10 Muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen güvenilir ol. Kalem 1-2 Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan. Münafıkun 4 Bencil olma, tebrik etmeyi bil. Saff 2 Yalandan uzak dur. Yusuf 32-33 Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme. Ankebut 41 İyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma. Al-I İmran 92 İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma. En’am 50 Önyargılarla hayatı kendine zehir etme. En’am 60 Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın. Felak 1-5 Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç. Hacc 46 Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama. İbrahim 42 Merhametli olmaktan asla vazgeçme. İsra 23 Anne ve babana ‘off’ bile deme. Nisa 149 Kendini sürekli övmekten uzak dur. Yunus 12 Vazgeçilmez olmadığını Kabul et. Enfal 56 Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma. Furkan 43 Heveslerini kendine ilah edinme. Necm 3 İnanma duygunu diri tut. Nisa 58 Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme.
July 31
|
|
|
BY ÜSKÜDARLIwrote:
_|_____|_____|_____|_____|_____|_____|_____|_____|____|___|___/
_|__|_____|_____|_____|_____|_____|_____|_____|_____|__/ _|_____|_____|_____|_____|_____|_____|_____|_____|___/ _|__|_____|_____|__________________________ _|_____|_____|__|_______________o88"P""T8o _|__|_____|_____|_____________88"P""T"T888_8o _|_____|_____|__|_________o8o_8..8"8_88°.."8o_8o _|__|_____|_____|________88_.._o88o8_8_88.."8_88P"o _|_____|_____|__|_______88_o8_88_oo..8_888_8_888_88 _|__|_____|_____|_______88_88_88o888"_88"___o888_88 _|_____|_____|__|_______88.."8o.."T88P..88"..__88888_88 _|__|_____|_____|_______888.."888.."88P"..o8__8888_888 _|_____|_____|__|_______"888o"8888oo8888__o888_o8P" _|__|_____|_____|________"8888..""888P"P__888"_.88P _|_____|_____|__|_________"88888ooo___888P"_o888 _|__|_____|_____|___________""8P""..oooooo8888P _|_____|_____|__|_...oo888ooo.____88888888P8 _|__|_____|_____|_88888"888"88°..__"8888""..88___...oo888oo.. _|_____|_____|__|_8888"_"88_88888..______88".o88888888"888.. _|__|_____|_____|_"8888o..""o_88"88°..____o8".888"888"88_"88P _|_____|_____|__|__T888C..oo.._"8.."8"8__o8"o888_o88"_".=888" _|__|_____|_____|___88888888o_"8_8_8_..8_.8"88_8"".o888o8P _|_____|_____|__|____"8888C..o8o__8_8__8"_8_o"_...o"""8888 _|__|_____|_____|______"88888888_"_8_.8__8__8888888888" _|_____|_____|__|________"8888888o__.8o="_o8o..o(8oo88" _|__|_____|_____|____________"888"_88"____888888888"" _|_____|_____|__|________________o8P_______"888:"""_____("v") _|__|_____|_____|________________88.________ _______V _|_____|_____|__|________________88__ _|__|_____|_____|________________88__ Yaşamın Kıymetini Bil ... .¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´ )¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤ ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•. YAŞAMAK fırsattır , yararlanmayı bil.. YAŞAMAK güzelliktir, kıymetini bil.. YAŞAMAK mutluluktur, tatmayı bil.. YAŞAMAK rüyadır, gerçekleştirmeyi bil.. YAŞAMAK meydan okumasıdır hayatın sana, karsı çıkmayı bil.. ¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸ `“•.¸ ¸.•´´ .•“´•`“• `“•.¸¸.•´´ .•“´•`“•. `“•.¸ ¸.•´´ YAŞAMAK görevdir, tamamlamayı bil.. YAŞAMAK oyundur, oynamayı bil.. YAŞAMAK servettir, korumayı bil.. YAŞAMAK asktır, sevgidir, keyfini çıkarmayı bil.. YAŞAMAK bilmecedir, çözmeyi bil.. YAŞAMAK hüzündür, asmayı bil.. ¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸ `“•.¸ ¸.•´´ .•“´•`“• `“•.¸¸.•´´ .•“´•`“•. `“•.¸ ¸.•´´ YAŞAMAK verilmiş bir sözdür, tutmayı bil.. YAŞAMAK şarkidir, söylemeyi bil.. YAŞAMAK mücadeledir, kabullenmeyi bil.. YAŞAMAK trajedidir, göğüslemeyi bil.. YAŞAMAK şanstır, kullanmayı bil.. ¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸ `“•.¸ ¸.•´´ .•“´•`“• `“•.¸¸.•´´ .•“´•`“•. `“•.¸ ¸.•´´ YAŞAMAK çok kıymetlidir, mahvetmemeyi bil.. YAŞAMAK savaşmaktır, ne uğruna savaşacağını bil.. ¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸ `“•.¸ ¸.•´´ .•“´•`“• `“•.¸¸.•´´ .•“´•`“•. `“•.¸ ¸.•´´ Ve.. YAŞAMAK Hayat Vermektir.. YAŞAMAK Paylaşmaktır..
July 13
|
|
|
su perisiwrote:
Aşk mı dedin gülüm, dur hele…Biraz da biz tarif edelim, birazda biz tarifsizliğin tarifini yapalım..
Ne yağacak yanlızlık sahralarına? Aşk, kime göre yanmak, kimine göre gül, kimine göre de bülbül, bazılarına bakarsak, Hz. Yusuf, bazen de Züleyha... Biz hiç bakabildik mi gönül penceresinden haa… Bazen parıltılı bir efsane, bazen şiir-âne.. Bazen de, gönül kalemiyle çizilen ve anlatılan avâre.. Aşk dedik ya gülüm çaresizlik değil, çare üretmektir çaresizliğin gölgesinde … Aşk, yanmak değil, İbrahim-î bir muhabbetle yanmaktır… Aşk, Mevlanâ değil, onun özüdür.. Aşk, Yusuf değil, onun hayasıdır.. Aşk, Yunus değil, onun sevdasıdır… Bence aşk odundur gülüm odun… Şaşırma bakma öyle tuhaf tuhaf yüzlere, doğru duydu kalp kulağın, odun diyorum.. Hani şu Yunus’un dağdan muhabbetle kestiği, aşka hangisi yakışır deyip muhasebe ettiği, kalem gibi bulmak için saatlerin verdiği odundan bahsediyorum… Muhabbet kapısından eğri girilmez…Şerefliler kapısından nefsine uyanlar geçemez… Zoru bulmak değil zora kolay sıfatını koyabilmektir.. Aşk, güller arasında sevgiliğe hitap değil, dikenlerin arasından dikenlere dokundurmadan sevgiliyi geçirmektir… Aşk, parmakta bir halka değil, kalpte tokmak olmalı…Çevirdiğin zaman tokmağı, cenneti aşmalı… Kapattığın zaman, nur cemali seyretmeli insan… Aşk, bin yıl seni seviyorum naraları atmak değil, bir gecenin yalnızlık elbisesi giydiği, buz gibi bir havanın nefesleri kestiği, imkanların kesip imkansızlıkların başladığı, bir noktada sevgilinin elini tutup soğuğa inat bir sıcaklıkla, sessiz bir feryatla, “ İYİKİ VARSIN YAR” deyip muhabbetle, gözlerinin içine hasretle bakmaktır… Aşk, şaşalı, pahalı dünyevî bir hediye değil “ MUHAMMED-Î BİR MUHABBETLE“ önemsemek ve önemsenmektir… alıntı
July 4
|